Usta Kalemlerin Mürekkebinden
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Hilal Turizm Huzurlu İbadet

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Seyreyle Kayyum ile Hayatı

Seyreyle Kayyum ile Hayatı

Tarih 10 Nisan 2012, 09:51 Editör Özgül GELİR

içimizde anlatmak isteyip de anlatamadığımız....

Bazı zamanlar vardır duygularımızı dile getirmekte zorlandığımız, içimizde anlatmak isteyip de anlatamadığımız. Her seferinde duvara dayandığımı hissettiğim, her seferinde yeni bir perdeyi araladığım ve ruhumda hissedebildiğim esma deryasında işte bu sefer gerçekten duvara dayandım diyebilirim. Yüzleştiğim sonsuzluk hiç bu kadar sonsuz olmamıştı. Gözlerimin bugüne kadar aslında görmediğini ilk defa fark ettim, aldığım nefesin ilk kez ciğerlerime dolduğunu santim santim  hissettim ve ilk kez yaşam dediğimiz olgu bir anlam kazandı.

Evet; çoğumuz ebediyete kadar bu duyguları yaşamanın peşinde koşmuşuzdur. Sürekli iç dünyamızda sorguladığımız ve hayatın anlamı ile ilgili soruların cevaplarını bulamadığımız anlarımız olmuştur. Özellikle de bu zamanda çevremizde akıp giden hayatların pervasızlığı da buna eklenince nereye ait olduğumuzu bile unutuverir ve artık herkes nasıl yaşıyorsa, ne için yaşıyorsa global düzenin içinde yerimizi alır ve farkındasızlığımızla zamanın boşluğunu doldurmaya çalışırız.

Oysa; yaşadığımız alem içerisindeki enginliğin tek bir damlası bile ruhumuzun ihtiyacı olan her türlü boşluğu doldurmaya yetecekken, o damlayı deryadan çıkaramayıp ruhumuzun susamışlığını gideremediğimizdendir yaşama öfkelenmemiz. Bu öfkeyi bir damla ile dindirmeye ne dersiniz?

Bak ve gör şimdi! Yaratılandan yaratıcıya doğru çıkılan öyle büyük bir ummanın içinde yol almaya başladığımızda ise yaratılanların en küçük zerresinden en büyük kütleden hiçbir farkının olmadığını görebiliriz. Her bir zerre, her bir kütle kendisi ve çevresi içerisinde deryaya döner durur mevlevi misali ve her biri önce kendi bünyesine, sonra ait olduğu çevresine, ardından hizmet edeceği yöne ve en sonunda bağlı olduğu zincirin diğer halkasına bağlanıp hal dili ile kainat kitabı içerisinde yerini alır.

Güneş olması gereken büyüklükte, olması gereken uzaklıkta ve olması gereken ölçülerde ve olması gereken yerlere olması gereken ısıyı yönlendirerek dünya etrafında görevini yapıyor, sayısızca yağmur tanesi yeryüzüne ulaşıncaya kadar birbirine değmeden toprağa kavuşuyor, hayvanlar ve bitkiler aleminde de bu muazzam düzeni görebilir ve her yaratılmışın en olması geren yerde ve en olması gereken zamanda, en olması gereken bir surette ve en olması gereken yerlere hizmettedir. Her biri ayrı bir bilim ve her biri ayrı bir sanattır. Dünyanın  neresine gidilirse gidilsin vazifesi değişmez lakin yaratılanların tek bir zerresi yok olursa tümden her şey yok olur ve yok oluruz.

Evet şimdi kendini gerçekten şanssız mı hissediyorsun? O halde devam edelim. Her kelimenin tek bir anlamı olmadığı gibi, Küre-i arz’da bulunan her varlık tıpkı bir zincirin halkaları gibi bağlıdır birbirine. Oysa bizler çevremizdeki her bir nesneye bakarken varlığımızın devam etmesi için de bir parçanın diğer parçaya muhtaç olduğunu temaşa edememekteyiz. Örneğin; susadığımızda bunu gidermek için suya ihtiyacımız vardır, su tek başına hiçbir şey ifade etmez, oysa; bir oksijen atomu ile ona bağlanan iki hidrojen atomunun Kün fe yekün (Ol der ve olur) emri ile Rabbinin ismini zikredip bir araya gelmesi lazımdır. Şimdi kısa bir süreliğine oksijenin yaratıcımız tarafından yok edildiğini düşünelim ihtiyacın olan su artık oluşamayacak ve kısa süre sonra tüm canlılar ve sen yok olacaksın. İşte senin hayatta durabilmen için bütün her şey Allah’ın Kayyumiyet kanuna bağlıdır. Böyle bir durumda artık şanssızlıktan ve haksızlığa uğratıldığın düşüncesinden bahsedilmemeli öyle değimli?

Dün bir nutfe iken, ete ve kemiğe bürünüp, fikrimize bu kainat kitabını okuma gücü veren Rabbimize hamd zamanıdır şimdi…

İsm-i Kayyum tecellisinin sonsuzluğunda kaybolma lazımdır şimdi…

Gördüklerimizde kalbimize ve ruhumuza bu ince sanatları büyük bir zenginlik ve ikram olarak hissetmek lazımdır şimdi…

Allah kulu olmanın güzelliklerini  seyreyleyip yaşama başlama zamanı şimdi…

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Özgül GELİR

Dert Belli, Derman Belli...

Dert Belli, Derman Belli... Madem ki bu dünyanın geçiciliğini de kabul ediyoruz....

Yol nereye? Yolculuk nereye?

Yol nereye? Yolculuk nereye? Güzellik Görebildiğin Kadar Güzeldir
Kanaat ve Bereket09 Eylül 2014

GALERİ

ANKET

Araştırmacı Yazarlar Sitemiz Sizce Nasıl?









Tüm Anketler

Kalite Belgeleri




Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ELD Haber Sistemi